İNSAN
MÜKEMMEL Mİ? EVRİM NE DİYOR?
1-
BÜTÜN KUSUR SENDE
(Doktor Mikail'e...)
Oku, Anatomi mükemmel değilsin diyor.. Hatta çoğu
hayvan senden daha ilerde. Uçamıyorsun, yüzemiyorsun. Karaya bile tam uyum
geliştirmemişsin. doğru düzgün kaçamıyorsun. Kartalı, balinayı yarasayı yılanın
yanında kör , sağır, sakat sayılırsın. Neren mükemmel acaba?
Embriyoloji mükemmel değilsin diyor.. femur başı epifiz
çekirdeği yaratılmadığı için gelişimsel kalça displazisi olup Allahın sakat
doğurttuğu binlerce çocuk mu mükemmel?
Fizyolojin mükemmel değil. Mükemmel olsaydı terleyince gül kokardın.
Kazuratın olmazdı. bir şekilde özütürdün onu. Hastalanmaz ve sakatlanmazdın.
Kemiklerin elmasdan daha sağlam, Tenin ipekten daha narin olurdu. Bu kadar
çirkin insan da olmazdı :)
Biyokimyan mükemmel değil.
Çoğu hayvanın kendi sentezlediği
vitaminler ve yağ asitleri insan için esansiyel. Dışardan almak zorunda.
Mükemmel olsaydın her türlü besini en verimli şekilde enerjiye çevirir,
metabolitlerinden zehirlenmeden hızlıca kurtulacak biyokimyasal süreçler
geliştirmiş olurduk. Hastalık, yaralanma filan hiç olmazdı. Makrosefalik
bebekler mi mükemmel? Yoğun bakımlarda yalvarırcasına bakan hastaların
gözlerinde mi mükemmellik?
Psikolojin mükemmel değil. Sosyolojin mükemmel değil. Öyle
olsa suç olmazdı. bilmem ne.. Hangi birimiz mükemmeliz canım da insan mükemmel
bi şi olsun di mi? Paluların Recep mi Tuncer mi neyse artık o mu mükemmel?
Tarihin mükemmel değil. Onu hiç açma.
Lan kamil; nerde kaldı bu mükemmellik? Peki niye bu din
satanların ağzında çok gezer, insan
mükemmeldir lafı. En mükemmelimiz kim ki insan mükemmel olsun di mi?
İşte söyleyenlerin hiç anlamadan geveledikleri laflar var ki
onlardan biri bu mesele. La öyle bi şey yok.
İnsan daha harika olabilirdi. Kuran da
mükemmel yarattım demiyor zaten.. Ne diyor?
2-
AHSEN-İ TAKVİM
Merak ettiysen başlayalım: İnsanı Ahseni Takvim üzere yarattım diyor. Ahsen: En güzel. Daha
güzel. Takvim ne? Gösterge, cetvel.
Yani? Kendini değil başka bir şeyi gösterir. Başka bir şeyi ölçer. Bir
metre ile bin kilometre ölçülür mü ölçülebilir. bir takvim yüzbin yılı
gösterebilir mi? Gösterebilir.
Allah, allah; neyin göstergesi peki? – sonsuz zaman ve
sonsuz mekanın. İçindeki hadisat ve eşyanın. Bazısı ona der allah. İşte O'nun
Ölçücüsü. Tartıcısı. Anlayıcısı. İsim ve sıfatlarını anlayabilme.. İşte insanın mükemmelliği burada. Koskoca evrenin var oluş amacını
gerçekleştirebilmek. İşte bu mükemmel
bir şey J .
O amaç neymiş ki? --Bilinmek. Tanınmak. muhatap olmak. (Küntü kenzen mahfiyyen.. hadisi kudsi)
O amaç neymiş ki? --Bilinmek. Tanınmak. muhatap olmak. (Küntü kenzen mahfiyyen.. hadisi kudsi)
Bilince neyi bilecem.. Kudret, , azamet kibriya, samet oluşu
, , , kayyumiyet, hakimiyet..
hikmetini gınasını rahmetini gazabını
celalini, cemalini, kemalini…
bunlar arapça değil. Modern dillerde tercümesi bulunmaz.
Çünkü rabçadır. vahyin terminolojisi işte. tiyolar.
Yani allahın yazdığı kitabı (kainat) okuma, yazarına muhatap
olma noktasındaki J
potansiyel mükemmelliği. Nefsindeki
acizlik ve fakirlik cetvellerinin göstergelerinin ölçüsüyle kainattaki
kudret ve gınayı tefekkür edebilmek. Kendini , kainatı (eşyayı) ve olayları neden
sonuç maksat gaye hikmet planlarında okuma…
3-
OKU BAK;
UYGUNSUZLUK, KUSUR, ÇATLAK VAR MI?
bir Bebek .. acıkmış. emmek için ağlayarak annesini
uyandırıyor. Ne hissediyor anne? Şefkat, merhamet. rahmet. diğer türlerin
anneleri de hissediyorlar. ortak bir şefkat rahmet duygusu. bu ortak duygunun kaynağı
ne? Duyguların kaynağı olur mu? Duygular evreni var da oradan evrenimize ışıma
mı yapıyor? bilmem.
yavrunun ihtiyacıyla
beraber annenin acizliği o kadar şiddetli ki, sütün rahmet oluşu o derinlikle
anlaşılır. Hayvan neyi hissediyor? –Sadece şefkati. Merhameti. O da çok
yüzeysel.
o insan olan anne ne durumda? Kendi vicdanında aynı şefkati
hissetmekle beraber
Bütün dünyadaki bütün canlıların imdadına sağnak sağnak yağan
rahmeti, rahimiyeti fark etmeye, tefekkür etmeye yöneltiyor. sütün kendi
memesinden değil doğrudan Rahmanın Rahmet hazinesinden geldiğini hissetmesini sağlıyor. Evet adeta gökten yağan bir rahmet var. Annelrin
üstüne. Ama rahim olan biri belki yoktur. değil mi? Sen bilin.. Bir de sütü
gelmeyen anneler var, SMA mama verenler, o ne olacak?
Bir anne vicdanının parlak aynasında güneş gibi bilir ki
hissettiği şefkat allahın büyük şefkat güneşinin kendi cismindeki yansımasıdır.
Ve vardır. Bir kere varlığına şahitlik
ettiğin o RAHMET; Aynı çocuk öldüğünde inkar olunamaz, olunmamalı. Ama o var
dediğin rahmet; yüksekten düşen bir kaya bir çocuğun başını ezerken onu
kurtarmıyor? -- Yine de var. veya vardı. bir var bir yok mu? Rahmet var ama az
mı yoksa?
Kolay cevapları kabul etmeyip kendi vicdanında bu soruya cevap aramak= İşte budur tefekkür. Her insanın kendi meşakkatli yolculuğudur ki neye inanırsa inansın her insanın görevidir; var olan rahmeti ve onun sınırlarını aklı selimle düşünmek. neticesi de her türlü marifetullaha çıkacaktır. Başkalarının marifetullah yolculuğunda fark ettikleri, kendilerine nota ve hatıra suretiyle kaydettiği cümleleri hiç an’lamadan sloganlaştırıp ‘İnsan mükemmeldir’ diye papağanvari gezmek ise, o yol marifetullaha çıkmaz.
Kolay cevapları kabul etmeyip kendi vicdanında bu soruya cevap aramak= İşte budur tefekkür. Her insanın kendi meşakkatli yolculuğudur ki neye inanırsa inansın her insanın görevidir; var olan rahmeti ve onun sınırlarını aklı selimle düşünmek. neticesi de her türlü marifetullaha çıkacaktır. Başkalarının marifetullah yolculuğunda fark ettikleri, kendilerine nota ve hatıra suretiyle kaydettiği cümleleri hiç an’lamadan sloganlaştırıp ‘İnsan mükemmeldir’ diye papağanvari gezmek ise, o yol marifetullaha çıkmaz.
Gıda.şifa.ziya. mal. iyi. adalet... bunlar sadece birer
harf yığını. Seslendirmek bir saniye. Okumak bir ömür.
eşyayı ve hadiseleri oku. yorumla. ister ömrünün baharında
hipotiroidik bebek görüp ‘’aha bu nası rahmanmış, ben yaratılışda tefavut ve futur
buldum’’ de. İster ben de doktor olarak bu planın bir parçasıyım, bu senaryonun
maksadı manası başkadır de. Tek cevap yok ki..
4-
İster allah de ister evrim. aynı yere
çıkar= yaratıcı.
allahı kabul etmiyorsan o zaman evrimin sana bir emri var:
Koskoca 15milyar yıllık süreç sana bir cihaz kazandırdıysa onu kullanman evrimin sana yüklediği misyon
olsa gerektir, değil mi?
ZAMANIN UZUN TARİHİ
Evrimin yarattığı türlerin sayısı
milyonlarca olduğu tahmin ediliyor. Eğer evrimleşme (türleşme) milyonlarca
sefer tekrarlandıysa demek ki dünyanın yaşı ölçeğinde çok çok kolay bir şeydir.
Hatta tesadüfen insan denilen bir tür icat etmiş ki; ve o türün kafasına öyle bir donanım kurmuş ki bilme anlama tutkusu ve başarısı
olan bir donanım. Hatta (ömür olsa)
bütün kainatın bilgisini ve bilinci ve bilgeliği içine alacak sığdıracak bir
cihaz koymuş. Ama o cihaz ful kapasite etkin kullanılmıyor. Adeta evrim gözü
icat etmiş,,, ama göz kapağını açmayı unutmuş gibi. o zaman türleşmek bu kadar
hızlı ve kolay ise o açık göz kapakları türleşecek ve görmenin o müthiş avantajı gerçekleşeceği
beklenebilir.
O zaman insan bu hazır potansiyelinden faydalanacağı
türleşmeyi de gerçekleştirebilecektir ve evrim insanın anlam ihtiyacına cevap
verecek türleşmeyi de sağlayacaktır. 15 milyarcık yıl sonra ömür bin yıl
olacak. Bilinç yapay zeka ile birleşip ölümsüzlüğü bulacak. Fotona ve elektrona
sicime binebilecek. Hem madde hem titreşim özelliği gösterip bir anda her yerde
olabiliecek. O donanımın sürüklediği bilgi ve bilgelik yolunda yorulmadan doymadan
zamanın ve mekanın sırlarına ve sınırlarına ulaşacaktır. fikir ve tedbir ile
kendine itaat ettirir. Gezegenlerle top gibi bilye gibi oynayacak güç yine
bilgidir. Kudret. Kaderin kendisi olur..
Öyleyse (en azından potansiyel
olarak) bu türün gittiği yolun izdüşümü cennete uzanmaktadır. Öyleyse evrimin hedefi ve neticesi cennettir.
(türümüz için) (Aynı donanım hüznün, endişenin, ızdırabın, karamsarlığın,
mevcut bütün psikiatrik hastalıkların da kaynağıdır. Öyleyse aynı donanım bazı
insanlar için cehennemi netice verme potansiyeli taşımaktadır)
Özet: Evrim senin kafana bu aklı,
aklına bu bilinci, ağzına bu dili, sorgulama gücünü vermişse.. Evrim istediği
kadar tesadüfi olsun. Senin aklında en sonunda bu bilinci oluşturmuşsa .. senin
(insanlık türü olarak) evrim sürecine artık borcun olmuştur o BİLİNCİ İŞLETMEK.
Milyon yıllık bu koca sürecin anlamı ne? Maksadı ne? Gayesi ne? cevabı kolay: yok. yok.yok.
Tesadüf. Ama bu koca süreç benim
bilincimi yarattığına göre bilincimin ürünü olan anlam, maksat, gaye gibi
kavramlar dolaylı yoldan evrimin de ürünü olur. o zaman EVRİM bir anlama,
gayeye kavuşmuş olmaz mı? Evet buraya kadar okuduysan tebrikler. Devam et.
İnşallah değecek.
5-
'ÖLÜM VARSA ALLAH KÖTÜDÜR'
Yanardağın patlayıp cass diye yaktığı bir çobanı düşünelim.
Veya bir çocuğu düşünelim. Daha dramatik olsun. o zaman bu olay bizde neyi
düşündürüyor? Bütün kainattaki hastalıklar, ayrılıklar ve ölümler neyi
düşündürür? bunların faili nasıl biri? astronomik bir hızda ve çoklukta sürekli
hayatlar var edip onları türlü şekilde öldürüp yok etme fiili var. etrafta. he
yerde. bu fail, Kötü biri mi?
Bir çocuk kötü bir hastalığa yakalandığında veya öldüğünde ;
işte o insan annesi Yaratıcının rahmet
haricindeki başka bir sıfatını da görmüş olur. peki bunu nasıl isimlendirmeli?
Kendi bilir. Kötülük neden var? Masum bir çocuk neden ölür? veya neden
hastalıklı olarak yaratılır ki? Bunlara verilmiş KOLAY/kalıp cevaplar var.
Onları boşver. Allah olayları ve
süreçleri okumanı istiyor. Ve senin
bulacağın kendi cevabını merak ediyor.Ve herkesin okuduğu kendinedir. Kuran ufak bir kopya, ip ucu vermiştir:
Rahmetim gazabımı geçti.’’
Mahşer günü soracağı şey: Gel bakalım ne anladın sen bu dünyadan?
Kafanı kaldırıp baktığın havadan, içtiğin sudan…ne anladın anlat bakalım.
Okumayı sökmüşsen aferin diyecek. cennet diye
başka bir kitabım daha var, tam
sana göre, onu da oku diyecek. Sen öteki; insanların okumalarını mı engelledin,
veya bozdun, hiç sevmedim.. ondan sonra gelsin insanlık onuru cehennem azabını
yenecek pankartları. Cehennem dedikleri bütün güzelliklerin ve varlığın kaynağından
ayrı düşmektir ki, insana çok ızdırap
verir.…
konumuzu bağlarsak; kurbağa (hatta kurbağanın yediği sinek
bile) evrimsel bakış açısıyla insandan çok daha mükemmeldir. Çevreye insandan
çok daha ileri uyum sağlamış. Hayatta kalması için insan gibi bin türlü şeye
ihtiyaç duymuyor. Hem karada hem denizde gidiyor. Üreyince binlerce ürüyor. Bazen prens oluyor. Oh mis. Evrim ne
diyor? Ne kadar üreyebiliyorsan o kadar başarılısın. E,, kurbağadan daha ileri
komplekleşmeye gerek yok ki. Yaşasın amfibikler kahrolsun amniotlar. Sıfır
derece soğukta bile ölmüyor, antifirizi var. Oh. oh. Derisinden bile solunum
yapabiliyor. Kurakta yaşar, sulakta yaşar. Hepsi de maşallah turp gibi. İnsan
eli değmese anomali filan da geliştirdikleri yok. Daha böyle mükemmellik mi
varmış; Geçmişin hüznü yok geleceğin endişesi yok. Depresyonu yok şizofreni
yok.
Mükemmelliği fizyolojide arıyorsan. Mükemmeliğe giden evrim
patikasında Homo cinsinin aklının evrimleşip ‘’bilinç’’ geliştirmesi tam bir gereksizlik, bilinçsizlik,
gerizekalılık. Hele en son ‘’okuma’’ öğrenmesi!! Affedilir hata değil.
6-
AN'LAMA BİREYSEL BİR YOLCULUKTUR.
KATILDIĞIN FİKİRLERİN SANA FAYDASI YOKTUR
AN'LAMA BİREYSEL BİR YOLCULUKTUR.
KATILDIĞIN FİKİRLERİN SANA FAYDASI YOKTUR
Ama işte kurbağanın okuma yazması yok. Sorun orda. eşyadaki sanatı hadisedeki hikmeti okumuyor. Kafasını meltemli bir gecede
bulutsuz semaya kaldırıp kainatı düşünmüyor. Ben kimim, nasıl kurbağa oldum…
demiyor. ve ne olacağım… türler arasında
farkım nedir, konumum nedir, yerim neresidir? Merak etmiyor. Hayret etmiyor.
Evrim veya yaratılış gibi kendi varlığını sebeplendirecek temellendirme süreci
yaşamıyor. dayanak aramıyor. Tüm sorulara daha önce verilmiş hazır cevaplar
beyninde aklında hazır default olarak dünyaya geliyor. Yani anlama algılama
okuma ihtiyacı duymuyor.
bu ihtiyacı kısa bir süre duyduktan sonra evrim veya yaratılış kelimelerini bu
seyretme ve düşünme süreçlerine tıkaç olarak kullanarak bilinci işletmeyi
bırakan insanlar amfibik seviyede kalmış olurlar.
ister evrim ister yaratılış desin, sebep ve/veya anlam
arayışı … bunlar üstün uğraşlar. insanı kurbağadan ayıran faaliyetler..
Ey yaratılışçılar; canlılığın oluşumunu, bileşenlerini ,
biyokimyasını anlamaya çalışmak.. varlığa delil ve sebep aramak nasıl üstün bir uğraş olmaz? Ey evrimciler, varlığa anlam ve gaye aramak
üstün bir hedef , takdir edilesi bir uğraş nasıl olmaz?
Ama başkalarının an’lamalarıyla konuşan, başkaların kelimerini
kullanarak onlara sahip olduğunu zanneden, mutasyon, seleksiyon, yaratma, gibi
ezbere kavramlarla beyin konforu yaşayan.. sizler okumuş olmuyorsunuz.
Sadece insanın okuması var. kainatın var ediliş amacının en
uç meyvesi; bu ‘okuma’ ile başlayan
sürecin en nihai neticesidir. MÜKEMMELLİK bir duadır ki okuma adımıyla başlayan bir süreçle mümkündür.
Allahım içimize kamil olma niyeti
iradesi gayreti ihsan eyle. Sen oldurmazsan olamayız. yolunda oldur bizi Allahım. Bizi dua bile edemeyecek durumuna düşürme. Amin.
Not: Çok acele yazdım. Üstünde çalışamadım. Hata noksan çok çıkacaktır.Bunların mutlak doğru olmadığının farkındayım. Düzeltip güzeltene bin rahmet.